Thursday, November 6, 2008

MTV Avrupa Müzik Ödüllerinin Ardından...




Bir ödül törenini daha geride bıraktık. Bu sene MTV’nin Amerika’daki müzik ödüllerine göre bu gece Liverpool’dan izlediğimiz şov çok daha güzel ve zevkli bir şovdu. Gerek canlı performanslar, gerekse Katy Perry’nin ilginç kostümleri ve her yerde gördüğümüz Obama kıyafetleri ve görselleri...İşte benim MTV EMA 2008 izlenimlerim.


Ödül töreninin sunusu olan Katy Perry, aynı “I Kissed a Girl” şarkısındaki gibi kocaman bir cherry chopstick üzerine oturmuş, Amerikan futbolu forması üzerinde şarkısını söyleyerek çıktı karşımıza. Bu arada elindeki pembe mikrofonu da ilgimi çekmedi değil. İlk ödül olan “Most Addive Track”’i ünlü İngiliz grup Sugarbabes Pink’e verdi. Açıkcası yine bir MTV klişesi bekliyordum ve ilk ödülün Katy Perry’e gideceğinden emindim, o yüzden baya şaşırdım. Bu arada sahne değişimlerinde VIP Barda 30 Seconds of Mars kırmızı bir koltuğa konumlanmış, ünlülerle sohbet edip bizi oyalıyorlardı. Grubun üyelerinin üzerindeki Obama t-shirt’ünü görmemek imkansızdı! Zaten onlar da Obama’nın kazanmasından o kadar memnunlardı ki bunu tekrar izleyicilere duyurdular.

Burdan 5 yıldır MTV Avrupa Ödüllerinde sahne almayan, yıllardır fanatiği olduğum mükemmel sesli Beyonce sahne aldı ve yeni çıkacak albümünden “If I Were A Boy”’u seslendirdi. Sevgili Beyonce "Single Ladies" şarkısının klibindeki gibi robot kostümü içindeydi ve ona sahnede eşlik eden tüm grup üyeleri bayan elemanlardan oluşuyordu. Beyonce’nin performansından sonra “Headliner of the MTV” ödülünü güçlü adaylar arasından sıyrılıp genç bir Alman grup olan Tokio Hotel aldı. Bu sene kesinlikle onların senesi oldu; ama bence biraz fazla ilgi gördüler. Ödülden sonra Take That sahneye çıkıp bize 90’ların boy bandlerini hatırlattıktan sonra Solange diğer ödülü sunmaya geldi. Beyonce’nin kız kardeşi olan Solange’ı küçümsememeniz gerektiğini belirtmek isterim. Her ne kadar çoğu kişi onun Beyonce’nin gölgesi altında kaldığını düşünse de bunun aksine Solange’ın son albümü oldukça başarılı ve ses getiren bir albüm.

Tabii ki VIP Barda ödül törenine yardım etmenin MTV için bir bedeli de oldu. 30 Seconds to Mars “Rock out” ve “Videostar” dalında 2 ödül aldı. Aynı zamanda 2 ay önceki MTV Müzik ödüllerinde 3 ödül kapan Britney bu ödül töreninde yeni klip çekimlerinden dolayı törende olamasa da “Album of the year” ve “Act of 2008” ödüllerine layık görüldü.

Performanslara geri dönelim..Ting Tings’i Lowlands’de de izledikten sonra zaten overrated bir grup olduğunu yazmıştım. Yine performanslarından memnun kalmadığımı belirtmek istiyorum. The Killers’ın müthiş prodüksiyonla birlikte performansları izlemeye değerdi. Aynı zamanda Kanye West beyazlar içinde “Lovedown” şarkısını söyledi ve ardından Estelle sahnede ona eşlik edip “American Boy”’u söylediler. Şarkının sonunda ekranda Obama’yı gösterip konfeti patlatmaları da göz alıcıydı.

Bol bol kıyafet değiştiren Katy Pery Grace Jones’un elinden “New Act” ödülünü aldı. Zaten geceden ödül almadan ayrılmasını düşünmek imkansız olurdu. Kidrock ve Duffy’nin performansları da diğer performansların altında kalmadı... Ayrıca gecenin sürprizi olarak Bono MTV Ultimate Legend Ödülünü vermek için törene katıldı ve efsanevi Paul Mccartney ödülü aldı. Unutmadan “Europe’s Favourite Award” ödülünü Emre Aydın almasına çok sevindim. Kendisini MTV ödülü alan ilk Türk sanatçısı olarak tarihe geçtiği kutluyorum; ancak tabii ki bunda katkısı olan Türklerin katkısını unutmamak lazım.

Son olarak Pink’in “So What” şarkısı eşliğinde yastık savaşları ve ardından Katy Perry’nin şovu kapatmasıyla bir MTV ödülünü de böylece bitirmiş olduk. 2 saat boyunca inanılmaz sahne şovları, prodüksiyonları ve kreatif dizaynları için herkesi tebrik ediyorum.

Wednesday, October 29, 2008

Hüzün ve sevinç bir arada...



Geçtiğimiz hafta hayatım en garip haftalarından biri geçirdim. Önce Efes Pilsen Blues Festivali basın toplantısı için Kapalıçarşıdaydık. Esnaf yüzünden orda olmak biraz rahatsız edici olsa da yine de farklı bir mekanda olmak değişik bir tecrübeydi. Sonra Cuma ve Cumartesi günleri olanlar oldu. Kriz yüzünden arkadaşlarımızın apar topar gönderilmesi mi, karakollarda saatlerce beklemek zorunda kalmamız mı hangisinden bahsetsem bilemiyorum. Sanırım hayatta herşey planladığınız gibi gitmiyor. Her zaman bir B,C planınız olmasında yarar var.

Herneyse, sevindiğim kısma geliyim. Ocak ayında birkaç kişiyle birlikte Groningen'da Noorderslag festivaline yeni sanatçıları keşfetmeye gidicez. Mezuniyetimle birlikte festivali de aradan çıkarmış olucam. Bu arada Amsterdam da ne konser var diye bakarken Oasis'in 21 Ocak'ta Amsterdamda konser vereceğini gördüm. Her ne kadar son albümleri "Dig out your soul" bolca eleştiri alsa da Oasis'i dünya gözüyle görme şansım olduğunu fark edince çok sevindim. Biletimi almak için hazırda bekliyorum,yuppi!

Bu arada bu hafta başlayacak olan Phonem by Miller festivali kapsamında ülkemize gelicek olan birbirinden ünlü isimler var. Kaçırmamanızı öneriyorum. Tabii eğer siz de benim gibi her etkinliğe gitmek isteyip kararsız kalanlardan biriyseniz bol şanslar! : )

Sunday, October 5, 2008

That was just a dream...




Dün S.O.S İstanbul festivali için Kuruçeşme Arenadaydık. Mor ve Ötesine kadar doluluk oranı az olan alan, grubun çıkmasıyla dolmaya başladı. Bu festivalin en önemli özelliği aslında STK'lara alanda sadece stand verilmiş olması değil, onlara sahnede de yer verilmiş olmasıydı. Bazı STK'lar çok ilgi çekmemiş olsa da umarım bu festivalin bir yararı olmuştur.
Saat 9'da doğru heyecanlı bekleyiş başladı ve ilk 3 şarkı için sahne önüne geçtik. 2 saat ara vermeden konser veren R.E.M'in performansından etkilenmemek imkansızdı. 50'lere gelmiş grup üyelerinin inanılmaz enerjisi hepimizi çoşturmuştu.Havanın da güzel olmasıyla alan beklediğimizden doluydu ve r.e.m hayranıyla çevrilmişti. Büyük uğraşlar sonunda onları Türkiye'de görebilmek çok güzeldi.

Thursday, October 2, 2008

Yeni şarkılar,albümler...

S.O.S festivali kapsamında gelecek olan R.E.M'i 4 ekim'de Kuruçeşme Arena'da izleme fırsatı bulacağız. Havanın güneşli olacağını umarak yeni favori şarkılarımdan bahsedeyim biraz...

Jack White ve Alicia Keys yeni Bond filminin şarkısını yapmışlar. Amy Winehouse bu şarkıyı söylese nasıl olurdu diye düşünmeden edemesem de, bence hiç de fena bir şarkı olmamış. Aynı zamanda Britney'de Aralık ayında çıkartacağı yeni albümü öncesi geri dönüş sinyalleri vererek "Womanizer" şarkısını yayınlamış. Bundan önceki albümün devamı havasında bir şarkı olsa da, listelerde uzun süre duracağa benziyor. Albümü "Dig out your soul"'u yeni yayınlamış olan Oasis, beni yeni şarkılarıyla çok tatmin etmedi. Aynı şekilde Cold War Kids'in yeni albümü de beni hayalkırıklığına uğrattı diyebilirim.

Yazmaya başlamışken festivallerden de bahsediyim. 31 Ekim-8 Kasım arasında yer alacak Phonem By Miller, British Sea Power'ı getiriyor... 13 Aralıkta da çok sevdiğim The Do grubu İstanbul'da olacak.

Wednesday, September 24, 2008

R.E.M'e geri sayım başladı!




Beklenen konsere sadece 10 gün kaldı...S.O.S İstanbul festivali kapsamında R.E.M Kuruçeşme Arena'da sahne alacak. Siz de bayram tatilini İstanbulda geçirenlerdenseniz bu festivali kaçırmayın!

Wednesday, September 10, 2008

Etkinlik Organizatörleri Röportaj Serisi - Pozitif



3 hafta önce Reset! dergisinden Seda ile birlikte Pozitif ofisinde buluştuk. İnanılmaz aceleye gelen bu röportajı Elif Cemal ve Uluç Dündar ile bir röportaj yaptık. Türkiyedeki etkinlik pazarı hakkında daha fazla bilgi alıp işin inceliklerini bir de onlardan öğrenmek istedik.
Güzel sorulara güzel cevaplar var bu röportajda. Okumanızı tavsiye ediyorum.

http://www.resetmagazine.net/resetsayi18/insan/insan1.html

Monday, September 8, 2008

MTV VMA's 2008




Dün gece Türkiye saati ile 3’te MTV’den yayınlanan MTV Video Music Awards’ın 25. ‘sini izledim. 14-15 yaşından beri müzik ödüllerini canlı izliyordum; ancak 2 senedir töreni izleyememiştim. Bu sene Hollywood Paramount stüdyolarında yapılan ödül törenini merakla bekliyordum. Müzik töreni açılışını bir yıldan beri sürekli sansasyon yaratan Britney Spears açtı. Sahne arkasından sahneye çıkarken görüntülenmeye başlayan Spears, kendine gelmiş, epeyce kilo vermişti. 25. yıl nedeniyle ödül törenine katıldığını belirtti; ancak sandığım gibi sahne performansı falan yoktu. Ardından Rihanna güzel bir kıyafetle sahneye çıktı ama sesi oldukça kötüydü, şarkı sonuna doğru iyice nefes nefese kaldı. Onu Beyonce ile karşılaştıranların büyük bir hata yaptığını ispatlamış oldu. Bu arada İngiliz sunucu Russell Brand’in Barack Obama’ya olan desteği ve açıkca “lütfen Barack Obama’ya oy verin.” demesi seyircileri şaşkınlığa uğrattı. Brand’in seçim hakkındaki düşüncelerini cüretkarca belirtmesine hayran kaldım!
Best Female Video ödülünü “Piece of Me” videosuyla Britney Spears aldı. Ardından Christina Aguilera, Ting Tings (ki tamamen overrated bi grup olduğunu düşünüyorum!), Katy Perry, Lil Wayne ve Pink’in sahne performanslarını izledim. Gece boyunca Paramount stüdyolarının çeşitli yerlerinde sahne alan sanatçılara rağmen geceye damgasını vuran kişi aldığı 3 ödülle (Best Female, Best Pop, Best Video of the year) Britney Spears oldu. Görülüyor ki, Amerikalılar Spears’ın bir Amy Winehouse vakasına dönmesinden oldukça korkmuş ve onu kendine getirmek için verebilecekleri tüm desteği vermeye başlamışlar.